Autumn: Sizinle önceden karşılaşmıydık?
Tom: Yok,sanmıyorum.
Autumn: Angeles Plaza’ya gidermisin?
Tom: Evet,orayı çok severim.
Autumn: Otoparkları saymassak tabi.
Tom: Evet katılıyorum.
Autumn: Seni orda görüm galiba.
Tom: Gerçekten mi? Ben seni görmedim.
Autumn: Belki bakmadığın içindir.
Autumn: Sizinle önceden karşılaşmıydık?
Tom: Yok,sanmıyorum.
Autumn: Angeles Plaza’ya gidermisin?
Tom: Evet,orayı çok severim.
Autumn: Otoparkları saymassak tabi.
Tom: Evet katılıyorum.
Autumn: Seni orda görüm galiba.
Tom: Gerçekten mi? Ben seni görmedim.
Autumn: Belki bakmadığın içindir.
Autumn: Sizinle önceden karşılaşmıydık?
Tom: Yok,sanmıyorum.
Autumn: Angeles Plaza’ya gidermisin?
Tom: Evet,orayı çok severim.
Autumn: Otoparkları saymassak tabi.
Tom: Evet katılıyorum.
Autumn: Seni orda görüm galiba.
Tom: Gerçekten mi? Ben seni görmedim.
Autumn: Belki bakmadığın içindir.
This deadly burst of snow is burning my hands,
I'm frozen to the bones, I am
A million mile from home, I'm walking away
I can't remind your eyes, your face
Autumn: Sizinle önceden karşılaşmıydık?
Tom: Yok,sanmıyorum.
Autumn: Angeles Plaza’ya gidermisin?
Tom: Evet,orayı çok severim.
Autumn: Otoparkları saymassak tabi.
Tom: Evet katılıyorum.
Autumn: Seni orda görüm galiba.
Tom: Gerçekten mi? Ben seni görmedim.
Autumn: Belki bakmadığın içindir.