Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 12-17-2009, 02:55 AM   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0 meko is on a distinguished road
haykırışlar geçiyor.. kendi şiilerim lütfen yorumlarınızı esirgemeyin
Haykırışlar geçiyor cadde boyu kapımdan

Çok geçmeden pencereme vuruyor hasretin

Ardı sıra çalınıyor kapı

sanki sen çalarmışsıncasına

Bende sen gelmişsincesine açıyorum kapıyı

Ve sen



Teninde uzak mesafelerin kırıkları

Her defasında yere döküyorsun göz yaşlarını

Sen gittikten sonra ben yüreğimi elime alıp

Parçalanıncaya kadar siliyorum yerleri



‘’Acaba bu kez kimin için gelmişti ?’

Aman Allahım neden gelme diyemiyorum

Neden kapıyı suratına kapatıp

Boynumu bükemiyorum’’



O yerini biliyordu

Hiç selamlamadan gözlerimi

Usulca oturdu eski hatıralarına



O biliyordu benim bilmediğimi



Yavaşça söktü boğazındaki düğümü



Ödünç alınmış yaşamlarla geçiştiriyorduk dünyayı



Anladım ki ;



Karanlık bir dehlizin içinde

Baş başa kalmış

Bir kendi bir de vicdanı



İçinden bir ses ona ne yaptın demiş

Yaşadığın müddet boyunca

Yaşamın hakkını verebildin mi?

Ve o bunu utançla tartışmış

Gözlerinde doğrunun korkusu olmuş

Fakat o yalan söyleyememiş



‘Peki şimdi ne olacak

Ne benim ona git diyecek gücüm var

Nede onun burada kalacak yüzü

Ama giderse sönecek yine ışıklar

Bu kez kim kapayacak gözlerini ?’



Gidiyorum dedi



Daha ağız tadıyla hoş geldin diyemeden



Seni son kez görmek istedim dedi



Bir hayal daha böyle geçerken gözlerimden



Caddemdeki kalabalık artmıştı

Bir cenaze çıkıyordu bu evden

Omuzlar üzerinde giderken haykırmışım sessizce

Işıkları kapatmayın!

O yine gelecek





MEHMET ÇAĞLAYAN





SAYGILAR
__________________
Bir Kabus Başlayacakmış Uykularda...
Ağlamaklı olacakmış bulutlar....
Adını yıldırımlar yazacakmış..
Ve sen!....
Sen gidecekmişsin....

MEHMET ÇAĞLAYAN
meko is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-17-2009, 02:58 AM   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0 meko is on a distinguished road
Kaybolanların ŞehriKapatsam da gözlerimi, sen kokuyordu hayalin
Ne zaman unutmak istesem, gelmeyip de uykularıma
Hep özlettin kendini...

Sen bendeki senin
Sen olduğunu sandın belki de...

Bir yerlerde...
Bir yerlerde senin adınla dönüyor olsa da dünya
Sevemedim asla, günahı bana ait olmayanı

Benim ait olduğum yer bu şehirdi sadece

Şair ruhlu kalpler ağlardı bu şehirde...
Gidenler beklenmezdi,
Zaten sallanmazdı hiçbir gidenin ardından kuru bir mendil...

Yere düştümü masum bir gözyaşı
Gün güneşe küserdi, güneş güne...
Islanmasını bilirdi bu şehir, donardı damarlarındaki kan

Hiçbir yol tarif edilmezdi bu şehirde
Ki burası kaybolanların şehriydi sadece..

Mehmet Çağlayan
__________________
Bir Kabus Başlayacakmış Uykularda...
Ağlamaklı olacakmış bulutlar....
Adını yıldırımlar yazacakmış..
Ve sen!....
Sen gidecekmişsin....

MEHMET ÇAĞLAYAN
meko is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-17-2009, 03:01 AM   #3 (permalink)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0 meko is on a distinguished road
Biz çocuktuk o yıllar.
Bilmezdik iki elin ayrılışını...
koymazdı bize gece yarısı ayrılıkları...
biz çocuktuk o yıllar...
bir güldü verebileceğimiz
ve masum bir öpücüktü teşekkürümüz.
daha büyüyeceğimizin farkına varabilecek kadar bile
büyük değildik...
biz çocuktuk o yıllar...
serin bir rüzgar heyecanlandırırdı bizi..
daha fırtınalar görmeden...
daha büyümeden...
biz çocuktuk o yıllar..
küçük bir öpücüktü bizim beklediğimiz..
içten bir bakış...
bizim için yeterliydi bu
ya da biz bunu doğru biliyorduk..
daha doğruyla yanlışı ayırt edebilecek yaşta değilken...
biz çocukken masum öpücükler vardı...
asla kalktığımızda günahla uyanmazdık..
minik ellerimiz vardı fakat kocaman hayaller sunardık...
sunduğumuz hayaller bazen,
büyümenin bekleyişi
bazen çocukluğumuzun geçişiydi..
ama biz çocuktuk o yıllar...
kuşlar konardı bahçemize...
peşlerinde koşup uçmaya çalışırdık...
düşenler... kalkanlar...
ama yalnız değildik...
düşerken de... kalkarken de...
biz çocuktuk o yıllar..
aşkı masum bir şey sansak da
asla hayallerle geçiştirmezdik...
belki tatlı bir bekleyiş
acı bir beraberlikten daha iyidir.
bu yüzden ben hâlâ çocukluğumu bekliyorum!..
asla gelmese de...
belki hiç ummadığım bir anda gelip...
ya da tam umduğum anda.
belki ölümün sessiz, sakin
belki gürültülü...
belki haklı belki haksız...
bilinmez gelişiyle...
ya da sıcak bir elle yeniden doğarak...
ama temiz saf sıcak bir doğuşla..
belki en içten hisselerimle..
belki hissedemediğim hislerimle.
zaten yaşadıklarım, hissedemediklerimin yanında nedir ki...
bir dokunuş.. günahla dolu ya da sevabı bilinmez..
bir haykırış.. belki herkesin ortasında
belki herkesle beraber tam ortada...
ama hissedemediklerim yaşamımın en büyük..
tarifsiz boşluğunu kapladıktan sonra...
herkesin haykırışı, ya da benim herkese haykırışım
en acı sessizlik değil midir...
biz çocuktuk o yıllar.
daha haykıracak yaşta bile değildik...
gücümüz yetmezdi bağırmaya..
o yüzden sessiz gülüşlerde saklıydı bizim duygularımız...
mavi bir bulutun peşindeydi gözlerimiz,
gözlerimiz yukarıdaydı ama sevgimiz vardı yukarıda...
sevgimizi hatta mutlu olduğumuz için yaşadığımızı sandığımız
aşkımızı izlerdik...
ama dokunamazdık...
dokunamazdık çünkü minik parmaklarımız yetişmezdi
yetişemezdi..
bizim için hep yumuşaktı bulutlar...
her daim fırtınada ve sessizlikte...
bir gülüşün ardına sığınmış nice fırtınalar
yumuşak bir buluttan mı çıkıyor...
hayır bulutlar yumuşaktı biz çocukken..
yumuşak ve maviydi...
belki fırtınalarda sertti.. karanlıktı..
bilemezdik ki...
çünkü biz bakmazdık fırtınaya...
sevdiklerimiz yanımızda olurdu fırtına zamanı...
biz o yıllar çocuktuk..
biz çocukken deniz vardı çıplak ayak girdiğimiz.
yüzermiş gibi yapıp yüzemediğimiz..
bizim için suya gerek yoktu yüzmek için biz zaten yüzemezdik.
biz denizde de yüzemezdik.. karada da...
o yüzden suya bağlamamıştık umutlarımızı...
düşlerimizi ne denizlerle...
ne gökyüzüyle...
ne de karayla sınırlamıştık...
hepsini sığdırabilmiştik o minik ellerimize..
sevdiklerimize sunarken...
sevdiklerimizden alırken...
düşleri yaşatırken hiç kirletmedik ellerimizi.
çamurdan evler yapıp içine geleceğimizi sığdırsak da...
tertemizdi ellerimiz..
bulut kadar yumuşak
düşlerimiz kadar mavi...
beyaz... ve sarı...
işte o yıllar biz daha çocuktuk...
bildiğimiz renkler bunlardı..
biz belki bir ressamın paletinde bir
vazoya can veriyorduk...
belki bir şairin tükenmez kalemini
tüketiyorduk çocukken.
ama biz daha çocuktuk o yıllar..
minik ellerimiz vardı yumuşacık...
tertemiz... gözlerimizde neşe elimizde düş..
koşturup dururduk çocukken.
manasını bilmezdik ayrılmış iki elin...
gece yarısı ayrılıklarının...
biz daha çocuktuk o yıllar...
biz daha çocuktuk...

Mehmet Çağlayan
__________________
Bir Kabus Başlayacakmış Uykularda...
Ağlamaklı olacakmış bulutlar....
Adını yıldırımlar yazacakmış..
Ve sen!....
Sen gidecekmişsin....

MEHMET ÇAĞLAYAN
meko is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-17-2009, 08:39 AM   #4 (permalink)
Administrator
 
**zerd@** - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Dec 2002
Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80 **zerd@** isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
**zerd@** - ICQ üzerinden Mesaj gönder
yüreğine sağlık...devamını bekleriz..
sevgiler..
__________________





**zerd@** is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:17 PM .


Telif Hakları vBulletin v3.6.8 © 2000-2008, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Aşk Şiirleri | Güzel Sözler | Lazer Epilasyon | Gazeteler | Yeni yıl mesajları | Aşk Şiirleri | Puzzle | Aşk

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.2.0 © 2008, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66