11-22-2008, 11:37 PM
|
#1 (permalink)
| | Administrator
Üyelik Tarihi: Dec 2002 Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80  | Bugün hangi şiir sizi anlatıyor? Gece NÖbetİ
Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..
MURATHAN MUNGAN |
| | |
11-25-2008, 12:09 PM
|
#2 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Jan 2008 Nerden: umutsuzluğu ihraç eden bir ülke aşklarıda yalan
Mesajlar: 1.064
Tecrübe Puanı: 7   | SADECE BAŞINI ALIP GİTMEK
AYNI FİLMLERDEKİ DİZİLERDEKİ GİBİ
KİMSENİN OLMADIĞI
KİMSENİN SEVMEDİĞİ
KİMSENİN KİMSEYİ TANIMADIĞI
BİR YERE GİTMEK
BÜTÜN HAYATIMIN YORGUNLUĞUNDA
BİR KIYIDA KÖŞEDE
ÇAYCI SİMİTÇİ LOKANTACI VEYA BİR DELİ
EVET EVET ÇÖPLERİ KARIŞTIRAN BİR ÇÖPÇÜ
SAÇLARI BİÇİMSİZ UZAMIŞ
ÜSTÜ PİS YAĞLI İĞRENÇ BİR KOKU
ZATEN İNSANLARDA KOKUŞMAMIŞ MI
BÜTÜN KIRGINLIKLARIMLA YOKSA TİNERCİMİ OLSAN
SOKAK ÇOCUKLARI GİBİ
PİÇ GİBİ
İNSAN HERHALDE BU ŞEKİLDE ACIDA ÇEKEMEZ
HİÇBİR ŞEYDEN DE KORKMAZ
SADECE GÜNÜ YAŞARSIN
İNSANLARA KORKU SALARAK
ŞİMDİ BİR YOL BULMAM LAZIM
ÖYLE BİR YOLKİ
BANA ACI VERENLERE BENDE ACI VERMELİYİM
YADA İÇİMİ DEĞİŞTİRMELİYİM
ACIMASIZ GADDAR HAYVAN OLMALIYIM
aynı onlar gibi
__________________ Usul usul çekiyorum kendimi alfabesizliğime…
Saklıyorum ima edemediğim sözlerimi üç noktalar ardına…
Yok kendime saklıyorum...
Susupta acı içinde çaresiz kalışıma... Gülüpte insanların geçip gittiği değerlere...
İmhasız öfkelere taşıyorum ikametsizliğimi…
Elemlere göç eyleyen ruhum direniyor ünlemlere…
Sonuna belkide koymak istediğim soru işaretlerine...
Tövbeler akıyor sesime…
Aklıma düşüyorum birden…
Ansız kalıyorum adıma kesilen hükümlere…
İthaf düşüyorum adımın yıkımına… |
| | |
12-17-2008, 06:56 AM
|
#3 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2005 Nerden: Bursa
Mesajlar: 519
Tecrübe Puanı: 8  | Belki de ölümün gizli provasıdır ayrılık...
Aldığın her nefes yalnızlığın zabtına geçmiştir
Gülümsemelerin solduğu yüz çukurlarından savruluyor
Aşkın imla hataları;
Virgüllerin beli kırılır satır ortalarında
Ve noktasız, sorusuz, işaretsiz
Hatta ünlemsiz satır sonları...
Gidenden sadece "hatıralar" kalır
Boylu boyunca pişmanlıklar uzanır dözyaşlarınla deştiğin yastık kenarlarına
Zaman durmuş gibi gelir sana, herşey bitmiş gibi
Sona yaklamış gibi susakalırsın kapı diblerinde
Giden, gider velhasıl
Perdelerimden taşınır güneş
Varlığında konuşmayan duvarlar, cümleleri sırtına yüklenip
Kirpiklerinde oyalanır kuru ayazlar
Giden, daha gitmeden gömer seni
Ve sen, sesini yitirmiş bir rüzgar gibi kalakalırsın mevsimlerin ayak ucunda
Sonra konuşmak, deli haykırmak istersin
Ama beceremezsin...
Sonra ömür boyu susmak, ya da delice ağlamak istersin... Onu da beceremezsin...
Saklasan da içindeki yalnızlığı, seni ele verir ıslak kirpiklerin.... İsmail SARIGENE
__________________ Sıkılmadan Orda Burda Atıp Dururken, Ne Hale Düştük Ulan, Durup Dururken... |
| | |
01-29-2009, 01:33 PM
|
#4 (permalink)
| | Sevgi KeLeßeĞi
Üyelik Tarihi: Aug 2007 Nerden: :.Gerçek Dünya'dan.:
Mesajlar: 3.824
| Kar yağsa bugün tüm aşklara. El ele tutuşsa tüm sevdalılar kar tanelerinin iç içe geçmesi gibi… Sevişse ruhlar bütünleşse birbirleriyle; ağaçların üzerinde elele tutuşan buz damlaları gibi… Bunalan tüm aşklar uçussa gökyüzünde sonsuzluğa yelken açar gibi. Kaçışsa uzaklaşsa tüm düşmanları aşkın kardan korkan korkaklar gibi. Özgür kılsa kar tüm aşkları tıpkı kendi gibi… Kar yağsa bugün tüm aşklara. O minik yıldız taneciklerine yüklense tüm aşkların günahları. Temiz tertemiz olsa tüm aşıklar. Tıpkı kar tanelerinin masumiyeti gibi… Kar yağsa bugün tüm aşklara… Silip süpürse tüm ümitsizlikleri yoklukları yoksunlukları tıpkı yerlerdeki tüm pislikleri süpürdüğü gibi. Kaplasa üzerini kalın beyaz bir örtüyle tüm acıların; tıpkı evreni kapladığı gibi… Beyaza boyasa tüm siyahları yüreklerdeki tıpkı evlerin damlarını apak yaptığı gibi… Kar yağsa bugün tüm aşklara…Yok etse bütün mesafeleri lapa lapa yağan kar tanecikleri. Nasıl öpüyorsa sevdalı bir dudağı ücra bir köşede öyle öpse dünyanın öbür ucundaki sevgiliyi. Silse zamanı yeryüzünden tıpkı ona kapılan yüreklerdeki fırtınayı dindirdiği gibi. Camları buğulandırırken nazlı endamıyla silse gözlerdeki buğuyu tüm saflığıyla… Kar yağsa bugün tüm aşklara. İlk defa güneşin sarı kolları kucaklamasın sevgilerini diye dua etse sevgililer. Erimese karlar hiç aşkın üzerinden kalsa bembeyaz bir düş gibi. Işık değil aşk ısıtsa sevgilerini. Teslim olsalar doğanın kara teslim olması gibi aşka tüm aşıklar… Kar yağsa bugün tüm aşklara. Zamansız bir zamanda… Ertelememeyi öğretse sevdalılara. Nasıl ki karı izlemek için beklenmez; siz beklerken o lapa lapa yağan tanecikler bir anda diner ; öyledir aşk da bekletmeye gelmez küser gider… Kar yağsa bugün tüm aşklara… Uçsuz bucaksızlığın sihirli alemine kapılan tüm aşıkların dilindeki kilitler çözülse. İçinde buz olmasa aşıkların hüzünleri kar olup yağsa sevdalılarının üzerine. Kapatsa gözlerini tüm sevenler kar yağarken ve kar ile özdeşleşse bembeyaz bir masumiyetle… Kar yağsa bugün tüm aşklara lapa lapa yıldız yıldız bembeyaz düşlerle… Kar yağsa tek bir kez olsun tüm aşıkların yüreğine aynı anda; aynı kardan aşkı yaratsalar tipiye dönen beyaz tanelerle… Alıntı ..
__________________ Herkes sandığı kadar iyi olsaydı keşke. |
| | |
01-31-2009, 08:42 AM
|
#5 (permalink)
| | Administrator
Üyelik Tarihi: Dec 2002 Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80  | Tıkanıp KaLdığında Hayat..
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla ‘tanışmalı, yeni keşifler yapacak….
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine “gül”, inleyen birine “sus” dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine…
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını…
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların…
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için…
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere…
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için…
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi…
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı… |
| | |
02-23-2009, 04:05 PM
|
#6 (permalink)
| | Administrator
Üyelik Tarihi: Dec 2002 Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80  | Duymaz ki beni gece,
duymaz ki sende kalan kuşlarım!..
Bir kokun kalır bana sadece,
sevdamın yaprağına sararım.. |
| | |
02-27-2009, 09:18 PM
|
#7 (permalink)
| | Administrator
Üyelik Tarihi: Dec 2002 Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80  | Hayır
Dinlensin diyedir gözlerimiz
Bu önümüzde açılıp giden manzara;
Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir,
Ve tanrılar boşluktan bıkınca.
Ellerimize malum olur nedense
Suların rengi balıklarıyla, çiçekleriyle,
Düşünmenin huzuru ayan olur;
Soğuğun sessizliği hakeza.
Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız,
Boylarımız büyür usul usul;
Duyulmasın diye gürültüler uykularda
Yağmurlar yağar geceleri.
Can Yücel |
| | |
03-06-2009, 10:20 PM
|
#8 (permalink)
| | Administrator
Üyelik Tarihi: Dec 2002 Nerden: izmir
Mesajlar: 28.180
Tecrübe Puanı: 80  | AŞK
Kâbe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülen
Aşk,
Mecnun Leyla’ya “sen de kimsin” dediğinde maralların gırtlağına tıkanan
Aşk,
Hesap gününde anaya yavrusunu unutturan neyse
Herkesi ve her şeyi öyle unutturan
Aşk,
Yangın yeri
Aşk,
Talan
Aşk,
Dağları yürüten
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olan
Aşk,
Damda deve aratan
Balıklara iğnesini getirten
Ebu Bekir adında birini yoldaş eden
Aşk,
Fatıma’nın paklığı
Zeyneb’in cesareti
Vahşi’nin keşkesi
Aşk,
Meryem
Tahta atların üzerinde anakaralar aşıran
Kâğıt gemilerle okyanusları bitiren
Oyuncak kılıçlarla haramileri düşüren
Aşk, İkindi
Aşk, Şimdi
Aşk, Bekleyen
Aşk, Hatice
Kimsenin kimseye hayrı olmadığı yerde
Yine de ilk akla gelen
Sonsuz karanlıkların ortasında
Vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakan
Aşk,
Koşmak
Aşk,
Safa ile Merve arasında olmak
Aşk,
En çok ağlamayı kendine yakıştırmak
Aşk, Ummak
Koşmak, koşmak, koşmak
Aşk,
Hacer
Bir aba
Bir hırka
Bir nefeste kırkbin kere adını söyletebilen
Aşk,
Mevlana
Bütün evliyaların gizlediği
Bütün abdalların izlediği
Bütün dervişlerin içlerinden geldiği gibi
Aşk,
En çok İsa’ya yakışan
Sabırsa Eyyub’a yazılan
Merhametse son Nebi’ye inen
Aşk,
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde
Herkesin her şeyi
Her şeyin herkesi unuttuğu günde
Aşk,
Unutmamak
Aşk,
Eczası olmayan vurgun
Aşk,
Onun gidişinin ertesinde dudakların kuruması
Kayıp giden yıldızların şarkısını söyleyebilenlerin
Kıskanç kervanların zümrüt yüklerine
Dönüp bir kez olsun bakmayanların yeteneği
Aşk,
Gözükaralık
Aşk,
Yalnızlık
Aşk,
Öksüz şehirlerin kapısında
Bağdatta, Gazzede, Kandeharda, İstanbulda
Isırdıkca kanayan dudaklardan dökülen sözlerle
Havanın nasıl, saatin kaç olduğunu sormak
Aşk,
Hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi
Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği
Anla işte
Aşk,
Onbir yaşındaki Muhammed’in annesi
Aşk,
Eylem
Dünyanın en güzel başkaldırması
En güzeliyle hem de dünyanın
Bir hırkadan, yazılmış en güzel şiiri bulup çıkarmak
Aşk,
Hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar güzel beklememesi
İBRAHİM SADRİ |
| | |
03-25-2009, 12:05 PM
|
#9 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 251
| Annabel Lee Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
İsmi; Annabel Lee
Hiç birşey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni
O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskanırdı bizi
Evet! Bu yüzden 'Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi'
Bir gece rüzgarından bulutun
Üşüdü gitti Annabel Lee
Sevdadan yana kim olursa olsun
Yaşca başca ileri
Geçemezlerdi bizi
Ne yedi kat göklerdeki melekler
Ne deniz dibi cinleri
Hiç biri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee
Ay gelir ışır, hayalin erişir
Güzelim Annabel Lee
Orda gecelerim uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni...
Çev. Melih Cevdet Anday |
| | |
03-25-2009, 12:46 PM
|
#10 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 617
| Unutulmuş Yaralarıma Tuzdur Adın..
Kavgadır Kalbimin Gözündeki Fer....
Bir Devrimin Eskimiş Yüzüyüm... Derinimde Puslu İhtilaller
Yanmış Süt Kokulu Sabahların Eşiğinde Bekleyen Gece!
Bana Göz Kırpıyor Kalabalık Yalnızlığım Şimdi Arsızca... Fütursuzca
Kimi Nerde Arayacağımı Sordum Mavi Gözlü Hüzne
Dedi “Geç! Aşkı Geç!...”
Geçemedim....
Yedi Geceyi Geçtim. Yedi Güvercin Vurdum. Yedi Yıldız Biçtim. Yedi Nehir İçtim. Yedi Dağ Ezdim. Yedi Yemin Verdim. Yedi Gül Derdim. Ve Yedi Kez Titredim Bakışlarının Sırtında.
Bir Eren Geçiverdi İçimden O Vakit. Dedim “Kimi, Nerde Arayayım?!”
Dedi “Vur! Aşkı Vur!..”
Vuramadım...
Bir Tutam Hayat Buldum. Kokmuştu. Çekilmişti Bütün Suları. Unutulmuştu Bütün Sözler.
Ve Sanki Görmek İçin Kapanmıştı Gözlerin Ayağına Ölüm. Ölüm Kör Müydü?
Bir Cebinde Birikmiş Kan Buldum Kullanılmış Hayatın. Alıp Bağrıma Bastım. Sonra Biraz Daha Yokladım Ve Bir And Buldum Sol Dikişte. Dedim” Kimi, Nerde Arayayım?!”
Dedi “Sök! Aşkı Sök!..”
Sökemedim...
Bir Şiir Yazdım Kalbine. İçinde Kalbin Hiç Geçmedi. Bir Çığlık Çığırdım Utancın Yüzüne. Karanlık Çatladı. Kalbin Issızlığına Yağmur Gibi Düşürdüm Şimşekleri. Ve Gözlerime Çark Ettim Karabasanları. Bir Elimi Sana Verdim Ötekini Aramadım Bile. Bir Yangın Geçiverdi Yamacımdan. Dedim “ Kimi, Nerde Arayayım?!..”
Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..”
Kıramadım...
Eşkıya Bir Kahır Biçti Ömrümü
Sonrasında Canhıraş Kavgalar..Küskün Ölümler...
Aynı Yollardan Geçtim..Farklı Sehpalarda İdam Edildim
Ve Unutmanın En Deli Yükünü Taşıdım Ben, Sözlerinin Kahpe Yüzünde!!!
Yalanın Ve İhanetin İnsafsızlığı Bendeydi...
Benden Soruldu Uykusuzluğun Yük Olduğu Gecelerin Hesabı!
Aşkı Geçemedim, Vuramadım, Sökemedim, Kıramadım!!!
Kendime Kaldım... Kendimi Topladım. Tuttum Elimden. Bağladım Gözlerimi
“Aşk!” Dedim Attım İçime Seni...
Sonrası Kimsenin Kalbini Meşgul Etmeyecek Kadar Basit:
İçimde Bir Sen Aşk İçinde...
İçimde Bir Ben Bir Sen İçinde
İçimde Bir Biz Bin Hiç İçinde...
Sırrın Kalemine Perde İndirdim
Ve Ben Bir Kez Daha Ye-Nil-Dim!!! (alıntı) |
| | | | Konu Seçenekleri | | | | Modları Göster | Normal Mod |
Yetkileriniz
| Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir. Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir. Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir. Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir. HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:44 PM . | |