07-28-2008, 02:00 PM
|
#1 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 144
Tecrübe Puanı: 0   | Özlemim Sesinden Geçer 
bir solukta okumak istemiyorum seni, sayfalarını çevirme-
uyku tutmadı, sen tut beni
en son koynunda unuttum günaydın dilimi
gözlerinde büyüdüm, yüreğim sende çocuk kaldı
hadi kalk gidelim, bizi görüp yazacaklar, az kaldı
en keyifli sabah kahvaltım!
Sen, göğsünde yürüdüğüm balıkçı kasabası
akşamdan kalsın öpüşlerin, yalpalasın dudaklarımda
susuyorum, özlemin gelincik tarlası susatma…
gözüm tutmadı sensizliği, bir daha yollama…… 
efkar dağıttım, herkese biraz düştü
dalgalara gözlerimle yazdım şiirimi, ıslandı ama yırtılmadı
kalbim, içli şarkılar kuşağı. İçinden geçiyor
parmaklarım karanlıkta mum gibi,
sana yazıldıkça eriyor
ateşli çingene dansım!
Sen, uzağında kaldığım deniz ülkesi
tutamayacağın sözler ver bana, ben tutarım
nefes alsın yorgunluğun dağınık yatak akşamlarında
biliyorum, gözlerin bir İstanbul hatırası kapatma
ellerim tutmadı vedada, yaşlandım, bağışla … 
Pelin Onay |
| | |
08-25-2008, 07:31 PM
|
#2 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Apr 2008 Yaş: 23
Mesajlar: 396
| |
| | |
08-30-2008, 08:11 AM
|
#3 (permalink)
| | Yeni Üye
Üyelik Tarihi: Aug 2008 Yaş: 18
Mesajlar: 13
Tecrübe Puanı: 0  | güzel siirler tesekkürler |
| | |
09-01-2008, 06:38 AM
|
#4 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 144
Tecrübe Puanı: 0   | Bir alevdin içimde yakipta kavuran,
yagmur oldun gözümde hiç durmadan yagan,
filizlenmis yüregimi açmadan solduran,
can dostum yüregim yanlis anladin,
FIKRIMIN INCE GÜL’Ü
YANLIS ANLADIN.
Merhaba bile demeden,
sarilip bir öpmeden,
kirdin yüregimi yanlis anladin,
FIKRIMIN INCE GÜL’ü yanlis anladin.
bir sevdasin içimde çig gibi büyüyen,
hasret oldun gözümde durmadan tüten,
filizlenmis yüregimi açmadan solduran,
can dostum yregim yanlis anladin,
FIKRIMIN INCE GÜL’ü yanlis anladin.
merhaba bile demeden,
sarilip bir öpmeden,
kirdin yüregimi yanlis anladin,
FIKRIMIN INCE GÜL’ü
yanlis anladin... Fikrimin İnce Gülü
Fikrimin İnce Gülü
Kalbimin Şen Bülbülü
O Gün ki Gördüm Seni
Yaktın Ah Yaktın Beni..
Gördüğüm Günden Beri
Olmuşum İnan Deli
O Günki Gördüm Seni
Yaktın Ah Yaktın Beni..
Ateşli Dudakların
Gamzeli Yanakların
O Günki Gördüm Seni
Yaktın Ah Yaktın Beni.. |
| | |
09-01-2008, 06:41 AM
|
#5 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 144
Tecrübe Puanı: 0   | Jakoben Diliyar teşekkür ederim ikinizede sayfamı süslemişsiniz  |
| | |
09-04-2008, 07:21 AM
|
#6 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 144
Tecrübe Puanı: 0   | Ağlamana hiç kıyamam
Kalbime ok gibi saplanır elemin
Ne olur gülümse
Hiç olmasa bir dene
Bak şimdi güller açtı dudaklarında
Yıldızlar kadar ışık dolu gözlerin
Senin baktığın yerde
Çiçekler açtı yüreğimde ... |
| | |
09-05-2008, 06:50 AM
|
#7 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: May 2008
Mesajlar: 105
Tecrübe Puanı: 0   | Bahrevan´isimli üyeden Alıntı
| | Ağlamana hiç kıyamam
Kalbime ok gibi saplanır elemin
Ne olur gülümse
Hiç olmasa bir dene
Bak şimdi güller açtı dudaklarında
Yıldızlar kadar ışık dolu gözlerin
Senin baktığın yerde
Çiçekler açtı yüreğimde ... | Bana mı yazdın bu şiiri  Yüreğine sağlık canım  |
| | |
09-05-2008, 10:36 AM
|
#8 (permalink)
| | Member
Üyelik Tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 26
Tecrübe Puanı: 0  | Yüreğim ölüm çığlıkları atarken karanlığa
Kabuk tutmuş yaralarımı kanatma.
Sevda(lı)m…
İçimdeki yalnızlığımı sabaha karşı uykusuzluğumun acımasız kollarında doğurmaktayım.
Kaçmak istesem de kendi sevgimden, ansızın vurursun beni en acıyan, kanayan yerimden.
Ölü bir sevda besliyorum karabasan gecelerin koynunda
Karartıyorum yüreğimi
İçimdeki sana dair senle başlayan, senle biten, bütün harflerimi kana buluyorum!
Siliyorum ümitleri ,
Sürülüyorum, sürgün ediliyorum adeta.
Arama beni aşk bulma bırak yüreğimi şimdi
Mil çektirme gözlerime görememeliyim seni… diyorum
Duymuyorsun!!!
Karanfil sokak duyurmuyor sesimi.
Çığ düşüyor umutlarımın üzerine
Beklentilerim donup kalıyor
Muş ovasına yayılıyorum…
Yüreğim şimdi tekil cümleler kuruyor.
İmlası bozuk, yüklemi devrik, özneden yoksun …bol parantezli üç noktalarla uzayıp giden
Ben yazdıkça büyüyor yalnızlığım, çoğalıyor kimsesizliğim,
Derinleşiyor suskunluğum
Mavileşiyor ölüm ,
Bir mavisürgün oluyor…
Aşk en yalın haline bürünüyor.
Oysa yüreğimi sana (k)aralamıştım yeni bir dünya keşfetmiş gibi hayrandım.
Kıyılarına demir atıryordum.
Usul usul yanaşıyordu özlem dolu sandallarım
Adımlıyordum sahillerini, en gizli tepelerine tırmanıyordum, coşkun ırmaklarındaki köpüklerine dokunuyordu parmaklarım…
Umut yeşerttiğin ormanlarında uzanıyordum gölgene
Kana kana içiyordum pınarlarından ab-ı hayat diyordum.
Tapınaklarına seni soruyordum sesim yankılanıp dönüyordu uçurumlarında
Yokluğun volkanlarından lav olup fışkırıyordu , yakıyordu içimi
Anla(ya)mıyorsun değil mi ?
İçimdeki tutsaklığı, mapusluğu
Beni ben yapan her zerremi, hücre hücre sevdamı , anla(ya)mıyorsun...
Dilim bir sus-bir konuş nöbeti geçiriyor şimdi
Bir terörist gibi duygularım , sanki bir militan gözlerim ,
Iskanlanıyor umutlarım
Yaşanmışlıklarım ıskanlanıyor, kararıyor hayallerim katran karası gözlerimde.
Gözbebeklerimden kan sızıyor usul usul.
Yüreğime batan kelimelerini alsan diyorum … cımbızla çıkarsan dikenlerini bir bir
(ç)atışma halindeki anılarımı alsan keşke…
Seni seviyorumların tükenmeye başlamış artık ,
Sesini çeksen kulaklarımdan duymayayım sensizliğin çığlıklarını bu defa
Sus(may)acaklarım var diyor yüreğim … ama sen suskunluğumsun şimdi …
Kelimelerin kifayetsizleştiği , cümlelerin d(ev)irildiği, kelimeleri virgüllerin katlettiği, sesimin Sessizleştiği nefessin… konuşmayan dilime takılmış bir (ç)engelsin…
Kimsenin bilmediği bir adressin. Yıkık dökük, terkedilmiş, sıvası çatlamış bir çift gözdesin…
Uçurumum oluyorsun…
Düşüyorum.
Bir bedevi gibi çalıyorsun içimde biriktirdiğim senli hayallerimi…
Ruhumun kalemi yazıyor düşlerimin defterini satır satır,
Şimdi ben yaşamın çatladığı yerde, artçı depremlere gebeyim.
Eskitiyorum içimdeki tozlu kaldırımları,
Aşk bir fesleğen kokusu gibi düş kırık(lık)larımda
Pusulası bozulmuş yüreğimin,
Medlerle gel cezirlerle git demiştim sana
Çalmadan gitseydin, ütopik yanlarımı bıraksaydın keşke
Seslenebilseydim sana uşşak makamında
Duyar mısın bilmiyorum?
Bilinmezliklerde yitip gidiyor ömrüm tükeniyorum…
Umutlarımın hacmi ne kadar bilmiyorum.
Sözcükler boğuluyor dudak uçlarımda
Sendeliyorum…
Uzakları avuçlarımda sıkıyorum.
Şimdi konuşuyorum diye bakma sen sonra susarım.
Söylesene hanginiz çoktunuz sen mi sensizlik mi?
Uçurumlar ufka dalıyor bu gece
Bir mavi çığ düşüyor gözbebeklerime
Varlığım yokluğumla savaşıyor umut cephelerinde,
Senin izlerini taşıyor yıkılan dört duvarım.
Enkazlar altında kalıyor masumiyetim.
Geceler sabahlara devriliyor,
Sureti yitik bir aşk kalıyor…
Geriye maviler kalıyor, mavisürgünlükler kalıyor yüzümde.
Gözlerim sen oluyor mavi mavi çığlıklar atıyor geceye
Derin bir okyanus sızıyor parmak uçlarımdan
Mavileşiyor yüreğim… sen oluyor, sevda kokuyor…
Oysa sen
Yalnızlığımsın dudak büktüğüm ,
Tufanlarımsın içimde kopan
Yoruldu(ğ)um yersin, tükendi(ği)m şehir(de)sin.
İçimdeki sokak kaldırımlarında sen varsın…
Dalga dalga esaret gibisin,
Lal olmuş dilimdeki imgelerimsin .
Fırtınamsın ıslak gözlerimde
Bir makinistsin içimde durmaksızın dolaşan
Bir neşter kesiği gibisin alnımda, yaz(g)ımda…
Yüreğim isyanlara gebe şimdi.
Her an bir ihtilal kopacak gözlerimde Bir 69 kuşağı yaşanacak sanki bir devrim doğacak içimde
Yıkılacak yerle bir olucak senli ülkem…
Gözaltına alınıyor bakışlarım,
Mahkeme tutanaklarına geçiyor özlemlerim.
Gözbebeklerim de anılarım volta atıyor, Sana sevda üretiyor içimdeki sus konuş vardiyalarım…
Şimdi dudaklarımdan dökülen kelimeleri bir bir oltayla tutuyorum ruhumun denizinden…
Geceden sabaha esiyorum bir rüzgar misali
Umutlarım bir çınar sanki , devrildikçe Kızkulesi ağlıyor ardımdan…
Mavi bir mürekkep düşüyor yüreğimin beyaz sayfalarına
Sende hangi harfi tutsam, yakalasam ensesinden , sonu seni seviyoruma varır bilmiyorum.
Ruhumun dili kesiliyor adeta.
Şimdi gözyaşımın tuzunu karıştırıyorum içindeki okyanusun tuzuna
Ve sen karanlık bir eşgal bırakıyorsun ardında
Çalıntı sözcüklerle, hırsızlanan harfler dökülüyor dudaklarımdan
Yaz(g)ım sürülüyor, Kaf dağına sürgün ediliyorum.
Düşüyor, kayıyor umutlarım tırmandıkça …
Yüreğimi sürüyorum harman yerine unutamadım diyorum.
Yıkımlar başlıyor, yık(ıl)malar başlıyor, bir yangın başlıyor, derinlerde bir yerlerde
Bir dipsiz kuyuya varıyorum, savruluyorum, çoğalıyor içimdeki sızım
Sonra zaman diyorum bekle diyorum…
Oysa zaman ince bir hastalığa tutulmuş sara nöbetleri geçirmekte
Yalnızlık şizofren olmuş ,
Yüreğim koordinatlarını yitirmiş, simetrisi bozulmuş bir parabol eğri üzerinde.
Eksiltiyorum umutlarımı, düşlerimi kaybediyorum… bilmediğim coğrafyalarda…
İçimdeki duvar fark etmiyor, kenarından fışkıran menekşeleri
Üzerime giydiğim hangi acım soyunurdu ki tenimden?
Yüzümde büzüşen hangi gülümseyiş düzelir ki yeniden?
Nikotin ihtiyacını nasıl giderir senli damarlarım ? Kaç okyanus arındırır yüreğimi bu aşktan ?
Bilmiyorum … Jakoben, Diliyar, Valetta, Bahrevan, ve Çaçabey'e sevgilerimle..
Yüreğiniz solmasın..
Arascan.. |
| | |
09-06-2008, 07:06 AM
|
#9 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Feb 2008 Yaş: 35
Mesajlar: 1.799
| ßen Sana Mecburum ßilemessin... Ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaçlar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski istanbul mudur karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburun sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir akşam üstü ansızın yorulur tutsak ustura ağzında yaşamaktan kimi zaman ellerini kırar tutkusu bir kaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor eski zamanlardan bir cuma çalıyor durup köşe başında deliksiz dinlesem sana kullanılmamış bir gök getirsem haftalar ellerimde ufalanıyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki haziran'da mavi benekli çocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor belki körsün kırılmışsın telaş içindesin kötü rüzgar saçlarını götürüyor ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem sus deyip adınla başlıyorum içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak ben sana mecburum bilemezsin...
__________________ Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda... Ardımda bir yürek yükü rüzgar...Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar Seni sildiğimde, anılar defterinden,biliyordum söküp attığımı hayatımın yarısını... |
| | |
09-08-2008, 03:17 PM
|
#10 (permalink)
| | Banned
Üyelik Tarihi: Apr 2008 Yaş: 23
Mesajlar: 396
| Yenilgi, yenilgim,
yalnızlığım ve kimsesizliğim,
Binlerce yenilgiden de bana değerli olan sen!
Dünyadaki tüm parlak başarılardan sensin
yüreğime en yakın olan!
Yenilgi, yenilgim,
başkaldırım ve de benim kendimle tanışmam!
Sayendedir ki, hala ben
ayağı yere basan ve solmuş defneler peşinde koşmayan
bir genç olduğumun bilincindeyim;
Ve sende, yalnızlığımı buldum
Ve de herkesten uzak ve de gururlu olmayı…
Yenilgi, yenilgim,
benim parlak kılıcım ve de kalkanım!
Gözlerinde okudum
Tahtı arayanın kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü;
Ve, bir kimsenin derinliklerindeki esasını anlayabilmemiz
için onun gücünü söndürmemizin gerektiğini;
Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki, bir meyvenin
tadına varılabilindiğini…
Yenilgi, yenilgim,
benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım
Şarkımı, bağırışlarımı, sessizliklerimi hep duyacaksın!
Ve senden başka hiç kimse bana söz söyleyemeyecek
kanat çırpınmalarımdan
ve denizlerin kabarmalarından
ve de geceleri yanan dağlardan
Ve sen, tek başına
ruhumun sarp ve kayalık yollarından tırmanacaksın.
Yenilgi, yenilgim,
benim ölmez cesaretim
Sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;
Ve biz ikimiz,
Derin mezarlar kazacağız içimizde ölmekte olanlara;
Ve tutunacağız, tüm güzümüzle, güneşin karşısında;
Ve de tehlikeli olacağız…
HALİL CİBRAN |
| | | | Konu Seçenekleri | | | | Modları Göster | Normal Mod |
Yetkileriniz
| Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir. Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir. Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir. Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir. HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:19 PM . | |