07-21-2008, 09:02 PM
|
#1 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | DEJAWU==== Kasırgadan kurtuldum sen olmadan
Hiçbirşey eskisi gibi olamaz biliyorum
Ama Hayat devam ediyor, edecek de...
Bana mutlulukların yanında hüzünler de getirecek
Ve ben başım dimdik, ayakta kalacağım
İnadına inadına...
alıntı...
__________________ |
| | |
07-21-2008, 09:04 PM
|
#2 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | BEŞ SATIRLA
Annelerin ninnilerinden
spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı.
NAZIM HİKMET
__________________ |
| | |
07-21-2008, 09:05 PM
|
#3 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | DOSTLUK
Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.
Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.
Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.
O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın
NAZIM HİKMET
__________________ |
| | |
07-22-2008, 09:29 AM
|
#4 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Jul 2008 Nerden: .
Mesajlar: 1.847
| Ben ölünce rüyalarım gerçek olacak.bu kez gerçekten ölmüş olacağım..
”gözümü açtığımda” diye bir şey söyleyemeyeceğim.Gözümü bir daha hiç açamayacağım..ben ölünce uyuyacağım.annem gelip üstümü örtmeyecek.ben üstü açık yatmayacağım..o vakit toprak benim üzerimde olacak.ben onun değil..
ben ölünce ölmüş olacağım.yani gerçekten öleceğim..
siyahı sevmeme rağmen beyaz giyineceğim.Ve belki çok korkacağım ölünce.
Merakım gidecek.ben melekleri göreceğim..
Ben ölünce her şey bitecek.bir daha yazmayacağım.bir ihtimal bir daha okunmayacağım da.bir daha gezmelerim olmayacak arkadaşlarla..sabah-akşam olmayacak..
Ben ölünce her şey devam edecek.yeni maçlar kazanılacak televizyonda..gazeteler her gün yeni bir manşetle çıkacak ben olmasam da..sitelerde güzel haberler yer almaya devam edecek.belki vefat haberleri de olacak.fakat hiçbirinde benim adım geçmeyecek..
Benim öldüğüm gün yenileri doğacak.o gün ağlayan da olacak gülen de..
Ben ölünce yalnız kalacağım.kimse top oynamaya çağırmayacak.Ve kimse aramayacak beni.Saklanamayacağım.yerim hep belli olacak..
Büyük ihtimal çocuk öleceğim..
Kahvaltı sofrası bensiz de açılacak.bensiz de müzikler dinlenecek.ve yine bensiz izlenecek filmler..ben o sırada çoktan ölmüş olacağım.yani kırkı beş geçecek..
Bu kez bana yollanacak fatihalar.beni ziyaret edecek yakınlarım.benim için avuçları göğe bakacak.sırf benim için küçük kuzenlerimin dudaklarında birkaç kelime ayet olacak..
Ben ölünce beni iyi bilecekler.öyle süregelen bir helallik verecekler..
Benim defterim,benim kalemim,benim giysim..yani benim dediklerim bensiz kalacak ama ben onlara öğrettim tek olduklarında ne yapacaklarını..
Bazılarının rüyalarında yer edineceğim.bu kez ben filmlerdeki gibi gülümseyip kaybolacağım bir sis bulutu içinde..
Şaka bi yana ben ölmüş olacağım..
İlk birkaç gün zor geçecek.hesap vereceğim.belki hazırlıksız yakalanacağım.çektiğim azapla Rahman’ı hatırlayacağım..kimsecikler yokken kabrimde ben kurtulacağım..
En çok söyleyemediklerimi özleyeceğim.her ne kadar rüyalarında “ ben burada iyiyim..”diyecek olsam da bu kez sahiden yalnızlık çekeceğim..
Ben ölünce benim de bir mezar taşım olacak.Çok sevdiğim ismim yazacak üstünde ve birkaç rakam..
Birileri Kur’an okurken baş ucumda,diğerleri toprağımı sulayacak..
Her şey çok kötü başlayacak, her şey çok zavallı bitecek..
Ben ölünce ağlanacak durumda olacağım.
”kendi ölen ağlamaz..” diyecekler.. |
| | |
07-22-2008, 12:53 PM
|
#5 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | BEN SEN O
O, yalnız ağaran tanyerini görüyor
ben, geceyi de
Sen, yalnız geceyi görüyorsun,
ben ağaran tanyerinide.
NAZIM HİKMET
__________________ |
| | |
07-23-2008, 07:44 PM
|
#6 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
NAZIM HİKMET
__________________ |
| | |
07-23-2008, 07:47 PM
|
#7 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: May 2008 Yaş: 36
Mesajlar: 7
Tecrübe Puanı: 0  | DURUP DURURKEN
Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,
Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,
Durup dururken kafamda bir güneşli duman,
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne...
NAZIM HİKMET
__________________ |
| | |
07-24-2008, 08:26 AM
|
#8 (permalink)
| | Senior Member
Üyelik Tarihi: Jul 2008 Nerden: .
Mesajlar: 1.847
| “Bedenime kefen biçti ellerin de
Ben yine de kıyamadım.
Dokunuşlarına öldüm sevgili.
Kırpma gözünü sen de acıma bana
Sevdaların pınarına kandırma yüreğimi
Ve sorma bana sevda hayatın neresinde diye
O dayanılmaz arzunun haşmetiyle,
Sevdanın en koyu demi gözlerinde sevgili…”
Gözlerimi terk eden güneşe inat güne bıraktım kendimi. Birkaç yudum aldım içine düştüğüm unutuluştan. Her yudumda içinden daha bir çıkardın beni. Ve ben karşına hiç çıkmamış bir insandan farksızım belki. Belki kocaman bir boşluk sendeki yerim. Ne bileyim, yüreğindeki beni hissetmiyorum artık. Taş bastığım yüreğim, acıyor her nefeste… Gönlümdeki ateşi, içimdeki derdin kör bıçaklarını dile getirmem mümkün değil.
Sözlerime bakma sen sevgili, dile gelen yüreğime bak şimdi…
Düz ve eğik ama hep sevdalı harflerle kağıtlara döktüm kirpiklerini. Yazmakla bitiremedim bitiremeyeceğim de. Bir adım ötemizde olsa da uçurumlar, istiyorum ki umutsuz bitmesin bu satırlar. Çok ağır olsa da gece karanlıkları, solgun perdelerin arkasından izleme hayatı yar. Kanlı gözyaşlarını deli çılgınlığına ver. Hadi gel, gel ki gecelere gündüzleri ekelim. Gel ki sevdalı sözlerin cümlesi kalsın ayağa, gül tohumlu kelimeler ekelim yarınlara. Yılların öcünü alalım, gel. Usul usul arkama dolan, sana yazılan her satırı güzelleştirelim. Mısra mısra sana akan sevdamı dinle yar.
Kalbinde yarası kanayan bu sevda fakirinin, kendi gözyaşlarında boğulmasına izin verme. Haber vermeden gel, sözlerim bitmeden, gözlerim sönmeden gecelerde… Açık denizlerde dört yanı hasretle kaplı ıssız bir ada olmadan gel… Gel ki yetim bir ceylan olup gözlerimle vurayım seni.
Gel yar… Vakit akşamüstü. Kavuşmaya çeyrek var, kısa bir zaman dilimi bu. Özlemli başını daya kapıma. Sevdalı sözlerinle sıva düş evimizin yıldızlı duvarlarını. Karalarken adımı beyaz sayfalara dudaklarındaki çiçekli gülümseyişle tut ellerimden. Her gece gökyüzünde buluşmak varken ağlamak niye… Hadi bir yıldız tut semalardan, bir tane daha. En ışıltılı yıldızlardan taç yap gece mateminde uzayan saçlarıma… Yap ki aydınlansın gelecek günler, zerre kadar karanlık olmasın. Saçlarıma ör düşlerini. Bahar çiçekleriyle bezenmiş sevdanı giydir tenime. Alev alev yansın mısraların şiirlerinde, ezberlet dudaklarıma sevdayı, sönme. Sevda kılığında gelen zehir hüzünlerini unut darağacında. Sabrın çiçeklerini bırakırken ellerine, toprak olmak için acele etmeyelim sevgili. Yaşat bestesi sevda olan yüreğimi. Babalı doğsun analı büyüsün düşlerimdeki kız çocuğu… Mavi bilyelerin içindeki tükenmemiş hayatı yaşamak nasibim olsun.
Tut kolumdan çevir, “gitmek için gelmedim” de… Canım acısın bırak. Bırak ağlaşalım… Kaybolmuşlukların içine batıp gitsen de günahımdan temizle kendini. Yüreğini kanatan dikenlerin hesabını sorma gül’den. Teslim ol kanamalı acıtan gecelere… Yaşlı gözlerin okşarken saçlarımı, gülümse… Can evinden vur elemini. Yüreğime su serp hadi.
Dertlerin artsa da kapının önünden geçse de yalnızlığın, aldırmasın yüreğin. Kirpiklerinin ucundaki son bakışınla bakma sakın bana. Sevdanın en koyu demini doldur gözlerine. Tebessümün çırpınan kanatlarını tak dudaklarına. Yudum yudum tırman sarıp sarmalayan muhabbet yokuşunu. Her yolu dene yerden göğe kadar yüreğimizin hakkı olan sevdamız için.
Ve sorma bana sevda hayatın neresinde diye
O dayanılmaz arzunun haşmetiyle,
Sevdanın en koyu demi gözlerinde sevgili... |
| | | | Konu Seçenekleri | | | | Modları Göster | Normal Mod |
Yetkileriniz
| Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir. Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir. Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir. Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir. HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:17 PM . | |