| HeyeCAN VE FIRTINA
bir hitit lalesini tanıyordum ilk defa
masum bir aldanıştı hayat pencerelerde
intiharı koklayan çiçeklerle beraber
çığlıklarıma tutkun bir kuyunun dibinde
onun o gökkubbeyi yakan güzelliğini
şarkılar söyleyerek anıyordum ilk defa
gemi benim olmalı,su benim olmalıydı
gemiciler göklerde ruhumu bulmalıydı
tutuşan bir dal gibi titriyordum ilk defa
yuvasız karıncalar ve kuşlarla bilendim
kahır yüklü atlaela,yokuşlarla bilendim
bulutları âyinde görüyordum ilk defa
mâzide kın arayan kılıçlarla bilendim
Yollar hep bana doğru koşuyor;farkındayım
dağlar bile kendini aşıyor;farkındayım
savaşçı mızrağını kırıyor sevda için
cemre damarıma düşüyor;farkındayım
üflenen her kandilin yerinde bir süreyyâ
ağlayan her çocuğun bakışlarında akşam
ölümüne müstehzî adımlarla yaklaşan
esir uykularında kalan binlerce rüya
çelik prangaları süsleyen hâkimlere
ulaşır mı,merhâmet ırmağı taşısa da
ihânete uğrayan gözyaşları gibiyim
gene siyah bir perde çekildi üzerime
silahlar avutuyor benimle kendisini
oysa ben yalnız senle,senle avunuyorum
öfkeli mahkemeler,kan tüküren dosyalar
cinnet savcılarını sürüyor menzilime
oysa ben yalnız seni,seni savunuyorum |