Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-22-2005, 08:59 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
**zerd@** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2002
Nerden: izmir
Mesajlar: 27.309
Tecrübe Puanı: 86 **zerd@** isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
**zerd@** - İCQ üzeri Mesaj gönder
Mustafa Kemal Atatürk


INSAN OLMAK


Kimdir "insan" ? Nasil insan olunur?

Sir degildir bu sorularin yaniti; üstelik insan olmayi beceremeyenler, olmak istemeyenler bile bilirler bunun yanitini. Ne var ki, dogru yaniti bilmekle onu icsellestirmek, eyleme dönüstürmek o kadar kolay degil. Bu yüzdendir hâlâ nerede yasamissa-yasarsa yasasin önünde saygiyla egilisimiz "insan" olanlarin...

Peki nedir insan olmak? Kendinin ve icinde yasadigi toplumun özgürlügünü, bagimsizligini saglamak; saglanmissa titizlikle korumak demektir.

İnsan olmak düsüncesi, vicdani özgür kusaklar yetistirmek; bu kusaklar icinde yer alabilmektir.
İnsan olmak cagini anlamak, caginin gerisinde kalmamak, gecmisle bugünün dogru sentezini yapabilmek, gelecegi bugünden görebilmek, sözcügün tam anlamiyla uygar olabilmektir.
İnsan olmak onurlu olmak, kendi onuru kadar baska insanlarin da onuruna saygi göstermektir.
İnsan olmak bilimi, sanati yasamin en gercek yol göstericisi olarak benimsemek; güzeli ve dogruyu nerede olursa olsun görebilmek, ondan yararlanabilmektir. Bilim ve sanatin bulgularindan, ürettiklerinden uzak kalan insanlar ne yasamin ne kendilerinin farkindadirlar. Yeni bir düsünceden, bulustan yararlanabilmek bir meziyettir. Ne var ki, bu beceri insan olmaya yetmez. Birey ve toplum olarak üretilenlerden yararlanabilme becerisi göstermenin yaninda bilimden sanata, tiptan spora, tarimdan modaya, madencilikten cöp toplamaya degin her alanda düsünce, bilgi, nesne üretmek de gerekir. Kim olursa olsun her insanin mutlaka kendine ve insana yararli olacak üretebilecegi bir seyler vardir.
İnsan olmak yoksunlugun, yoksullugun, felaketlerin nedeni ya da sorumlusu olarak doga üstü gücleri görmemek, göstermemektir.
İnsan olmak dünyanin baris icinde yasamasini ilke edinmek, özgürlük ugruna yapilan savaslar disindaki tüm savaslari cinayet olarak kabul etmektir.
İnsan olmak görevine kendi inanclarini karistirmamak, baska din, cinsiyet, dil ve irktan olanlara saygi göstermek; laik olmak demektir.
İnsan olmak bilimsel, kuskucu olmak; her konuda daha dogru olani bulmak icin sürekli caba harcamaktir.
İnsan olmak mevkiyi kendi cikarlari icin degil, demokrasinin özü olan katilimli yönetimi gerceklestirmek; topluma yararli olmak icin kullanmak demektir.
İnsana ve dogaya karsi sorumlulugunu bilmeyen; yasama sevinci tasimayan kisi, dogayi, insani, kendini yok etmekten cekinmez. İnsana, dogaya, kendine karsi sorumluluk tasimak; yasamayi sevmek; sevincleri oldugu kadar aciyi da paylasmaktir insan olmak.
Bir yabanci bilim adami "Atatürk, sizin oldugu kadar bizimdir de" diyor. İnsan olmak, "deger bilir" olmak, insanlik icin yapilanlari unutmamak demektir. Hele bu yapilanlar basta bizim icin yapilmis ve bizi ilgilendiriyorsa.
Atatürk insan olmanin özelliklerini düsüncelerinde, eylemlerinde, tavirlarinda göstermistir.
Ancak "insan olarak" Atatürkcü ve insanliga layik bir kisi olabiliriz.

Yazar: Cavit SARIKAYA
**zerd@** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:00 PM   #2 (permalink)
Administrator
 
**zerd@** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2002
Nerden: izmir
Mesajlar: 27.309
Tecrübe Puanı: 86 **zerd@** isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
**zerd@** - İCQ üzeri Mesaj gönder
bu başlık altında Atatürk ile ilgili yazıları şiirleri ve resimleri paylaşalım...
lütfen sohbet yapılmasın...
**zerd@** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:04 PM   #3 (permalink)
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: İzmir/AntaLya/İstanbuL ( ÖLe bir Şey İşte :)
Mesajlar: 0
Tecrübe Puanı: 0 By_SenatÖr is an unknown quantity at this point
By_SenatÖr - İCQ üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - AİM üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - MSN üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Öncelıkle Bu konuyu actıgını ıcın Tşk ederım... A D D bırlık uyesı olarak mınnatlıgımı sıze bıldırmek ıstıyorum..! Burada sızınde dedıgınız gıbı hıc bır sekılde sohpet edılmesın..! Lütfen sızlerden rıcam ULU ÖNDER ATATÜRK'e Dair herseyi yazmanızı ıstıyorum ki ATATÜRK'ün nasıl bırı oldugunu bılmeyenler ogrensın..! Sevgıler..!

By_Senatör..!
By_SenatÖr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:07 PM   #4 (permalink)
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: İzmir/AntaLya/İstanbuL ( ÖLe bir Şey İşte :)
Mesajlar: 0
Tecrübe Puanı: 0 By_SenatÖr is an unknown quantity at this point
By_SenatÖr - İCQ üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - AİM üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - MSN üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - YAHOO üzeri Mesaj gönder


Ulu Önder Atatürk 29 Ocak 1923'te İzmir Göztepe'de bulunan Muammer Bey'in Beyaz Köşkü'nde kıyılan nikahla eşi Latife Hanım ile evlenmişti. 18 Şubat 1923'te evliliklerinin 19. günü İzmir'den ayrılıp Ankara'ya doğru yola çıkmışlar. İstanbul'da ise Latife Hanım Gümüşsuyu'nda bulunan ahşap konakta kalmış, Atatürk Dolmabahçe Sarayı'nın yanı sıra bu evde de önemli konuklar ağırlayıp geç saatlere kadar süren görüşmeler yapmış. Latife Hanım'ın evi zamanla dış etkenlerden tahrip olmuş, 90'lı yıllarda orijinaline sadık kalınarak aynısının yenisi yapılmak üzere yıkılmıştı. Yıkımdan hemen sonra yapımına başlanan evin temeli atılıp ikinci kata geçilirken binanın sokağa taştığı gerekçesiyle inşaat durdurulmuştu. Aradan yıllar geçmesine rağmen kaderine terk edilen inşaatın durumunun ne olacağı ve akıbetinin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olarak gizemini koruyor...

İNŞALLAH BİR NETİCEYE BAĞLANIR..!
Sevgiler.. By_Senatör
By_SenatÖr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:07 PM   #5 (permalink)
Administrator
 
**zerd@** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2002
Nerden: izmir
Mesajlar: 27.309
Tecrübe Puanı: 86 **zerd@** isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
**zerd@** - İCQ üzeri Mesaj gönder


1881: Selanik'te doğdu.

1893: Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.

1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.

1902: Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı.

1905 Ocak 11: Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.

1906 Ekim: Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu

1908 Temmuz 23: Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmaları.

1909 Mart 31: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.

1911 Eylül 13: Mustafa Kemal, İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.

1911 Kasım 27: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.

1912 Ocak 9: Mustafa Kemal, Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.

1913 Ekim 27: Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı.

1914 Mart 1: Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseltildi.

1915 Şubat 2: Mustafa Kemal, Tekirdağı'nda 19. Tümeni kurdu.

1915 Şubat 25: Mustafa Kemal'in Maydos'a gidişi.

1915 Nisan 25: Mustafa Kemal, Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.

1915 Haziran 1: Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselişi.

1915 Ağustos 9: Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.

1915 Ağustos 10: Mustafa Kemal, Anafartalar'dan düşmanı geri attı.

1916 Nisan 1: Mustafa Kemal'in Tuğgeneralliğe yükselişi.

1916 Ağustos 6: Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş'u düşman elinden kurtardı.

1917 Eylül 20: Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.

1917 Ekim: Mustafa Kemal, İstanbul'a döndü.

1918 Ekim 26: Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.

1918 Ekim 30: Mondros Mütarekesi'nin imzalanması.

1918 Ekim 31: Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanması.

1918 Kasım 13: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması ve Mustafa Kemal'in İstanbul'a dönüşü.

1919 Nisan 30: Mustafa Kemal'in Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atanması.

1919 Mayıs 15: İzmir'e Yunan'lıların asker çıkarması.

1919 Mayıs 16: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.

1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun'a çıktı.

1919 Haziran 15: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.

1919 Haziran 21: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.

1919 Temmuz 8 / 9: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)

1919 Temmuz 23: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi'nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması. (7 Ağustos 1919)

1919 Eylül 4: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplanması ve 11 Eylül'de sona ermesi.

1919 Eylül 11: Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı'na saçildi.

1919 Ekim 22: Amasya Protokolü'nün imzalanması.

1919 Kasım 7: Mustafa Kemal, Erzurum'dan milletvekili seçildi.

1919 Aralık 27: Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.

1920 Mart 20: İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal'in protestosu, Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.

1920 Mart 18: İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı.

1920 Mart 19: Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.

1920 Nisan 23: Mustafa Kemal, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.

1920 Nisan 24: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.

1920 Mayıs 5: Mustafa Kemal'in başkanlığında ilk Hükümet'in toplantısı.

1920 Mayıs 11: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.

1920 Mayıs 24: Mustafa Kemal'in cezası Padişah tarafından onaylandı.

1920 Ağustos 10: Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nın imzalanması.

1920 Ocak 9 / 10: Birinci İnönü Savaşı.

1921 Ocak 20: İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü.

1921 Mart 30 / Nisan 1: İkinci İnönü Savaşı.

1921 Mayıs 10: Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadola ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu'nun kurulması ve Mustafa Kemal'in Grup Başkanlığı'na seçilmesi.

1921 Ağustos 5: Mustafa Kemal'e Başkumandanlık görevinin verilmesi.

1921 Ağustus 22: Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı'nın başlaması.

1921 Eylül 13: Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılması.

1921 Eylül 19: Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal'in Gazi ünvanını alması.

1922 Ağustos 26: Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.

1922 Ağustos 30: Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanması.

1922 Eylül 1: Gazi Mustafa Kemal'in: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri !" emrini vermesi.

1922 Eylül 9: Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi.

1922 Eylül 10: Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi.

1922 Ekim 11: Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması.

1922 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.

1922 Kasım 17: Vahdettin'in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçması.

1923 Ocak 29: Gazi Mustafa Kemal'in Latife Hanım'la evlenmesi.

1923 Temmuz 24: Lozan Antlaşması'nın imzalanması.

1923 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kurması.

1923 Ağustos 11: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi.

1923 Ekim 29: Cumhuriyet'in ilan edilmesi.

1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı olması.

1924 Mart 1: Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.

1924 Mart 3: Hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer'iyeve Evkaf Vekaletiyle (Bakanlığıyla), Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesi.

1924 Nisan 20: Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun kabul edilmesi.

1925 Şubat 17: Aşarın kaldırılması.

1925 Ağustos 24: Gazi Mustafa Kemal'in ilk defa Kastamonu'da şapka giymesi.

1925 Kasım 25: Şapka Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.

1925 Kasım 30: Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.

1925 Aralık 26: Uluslararası takvim ve saatin kabulü.

1926 Şubat 17: Türk Medeni Kanunu'nun kabulü.

1927 Temmuz 1: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitmesi.

1927 Ekim 15 / 20: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söylemesi.

1927 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

1928 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.

1928 Kasım 3: Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.

1931 Nisan 15: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması.

1931 Mayıs 4: Gazi Mustafa Kemal'in 3.kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

1932 Temmuz 12: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması.

1933 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.

1934 Kasım 24: Gazi Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.

1935 Mart 1: Atatürk'ün 4. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

1937 Mayıs 1: Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışlaması.

1938 Mart 31: Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyurusu.

1938 Eylül 15: Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması.

1938 Ekim 16: Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.

1938 Kasım 10: Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat: 09.05)

1938 Kasım 11: İstanbul Şehir Meclisi'nin olağanüstü toplantı yapması. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı'nın çekilmesi.

1938 Kasım 12: Atatürk'ün ölümü dolayısıyla, Yüksek Öğretim gençliğinin Üniversite Konferans Salonu'nda toplanması.

1938 Kasım 13: Gençliğin Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i koruyacaklarına ant içmeleri.

1938 Kasım 14: Büyük Millet Meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.

1938 Kasım 15: Hükümet Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.

1938 Kasım 16: İstanbul'lular Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.

1938 Kasım 19: Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına g**ürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar g**ürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.

1938 Kasım 20: Atatürk'ün sevgilinaşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankara'lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.

1938 Kasım 21: Atatürk'ün cenazesinin Etnoğrafya Müzesi'ndeki Geçici Kabre konulması.

1938 Kasım 25: Atatürk'ün vasiyetnamesinin açılması.

1938 Aralık 26: Atatürk'ün "Ebedi Şef" sanıyla anılmasının kabul edilmesi.

1953 Kasım 4: Atatürk'ün Geçici Kabri'nin açılması.

1953 Kasım 10: Atatürk'ün cenazesinin Anıt-Kabir'e nakledilmesi.



İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir
**zerd@** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:18 PM   #6 (permalink)
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: İzmir/AntaLya/İstanbuL ( ÖLe bir Şey İşte :)
Mesajlar: 0
Tecrübe Puanı: 0 By_SenatÖr is an unknown quantity at this point
By_SenatÖr - İCQ üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - AİM üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - MSN üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - YAHOO üzeri Mesaj gönder
ATAM'ızın Hayatı'nı okumak için tıklayın

Not; Cıkan dosyayı" kaydet "ya da "ac "yaparak ıcındekı belge'den okyabılırsınız..! Sevgıler..!
By_SenatÖr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-22-2005, 09:43 PM   #7 (permalink)
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: İzmir/AntaLya/İstanbuL ( ÖLe bir Şey İşte :)
Mesajlar: 0
Tecrübe Puanı: 0 By_SenatÖr is an unknown quantity at this point
By_SenatÖr - İCQ üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - AİM üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - MSN üzeri Mesaj gönder By_SenatÖr - YAHOO üzeri Mesaj gönder
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KURUCUSU VE İLK CUMHURBAŞKANI ATATÜRK

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (188. Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.
Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)
I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)
II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)
Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)
Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler:
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi:
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 192
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.



Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür.
Mustafa Kemal Atatürk, 1936
By_SenatÖr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-23-2005, 02:43 AM   #8 (permalink)
Guest
 
Mesajlar: n/a
Atatürk ve vergi borcu olan köylü

ATATÜRK, sık sık ülkeyi dolaşan bir liderdi. Çiftçi ile konuşur, işçi, köylü, sanatkár, esnaf kısaca halk ile konuşur, onların sorunlarını dinler, Meclis'e getirir, milletvekillerinden bakanlardan bazen hesap sorar, bazen de çözüm arayışına girmelerini isterdi.

İşte böyle yurt gezilerinden birinde, tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşır.

- Kolay gele, bereketli ola ağa...

- Allah razı olsun Bey...

- Hayrola Ağa, öküzün tekine ne oldu?

- Devlete vergi borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik.

- Sağlık olsun ağa...

diyerek, konuşmasını kısa keser.

Çiftçinin adının Halil Ağa olduğunu öğrenen Atatürk'ün yanında; İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Salih Bozok, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, emir subayı Rusuhi Bey, daha birkaç yakını vardır. Bir yandan yürüyen, bir yandan da düşünen Atatürk, Salih Bozok'u yanına çağırır;

- Salih, yarın sabah git Halil Ağa'yı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de...

Ertesi gün; Salih Bozok, Halil Ağa'yı bulur ve Atatürk'ün yanına getirir. Halil Ağa'yı gören Atatürk, ayağa kalkarak; ‘‘Buyur Halil Ağa’’ deyip bir sandalye gösterir. Salonda bulunan ve olanlardan habersiz bir vaziyette konuşmaları izleyen zamanın Başbakanı İsmet İnönü'nün de yanında, Atatürk, Halil Ağa'ya dönerek; ‘‘Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha’’ der.

İCRAYLA SATILAN ÖKÜZ

Halil Ağa, vergi borcunu, icrayı, satılan öküzünü tekrar anlatır. Atatürk kaşlarını çatarak İsmet Paşa ve Şükrü Kaya'ya dönerek;

- Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa'nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Bu memlekette adaleti, vatandaşı böyle mi koruyacağız? Gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.

Bu konuşma üzerine, olayı fark eden Halil Ağa, Atatürk'e dönerek;

- Sen Atatürk Paşa'msın galiba, ne olur beni bağışla kusur ettim,

diye yalvaracak olur. Atatürk, bir yandan tebessüm eder bir yandan da Halil Ağa'nın sırtını okşayarak;

- Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın...

der ve Halil Ağa'yı ayakta uğurlar. (Noelle Rogar, Olaylar ve Atatürk, s.41-42)

Atatürk'ün bu yaklaşımı, vergi borcu olup da zor durumda bulunan dürüst mükellefler açısından size bir mesaj veriyor mu?
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-23-2005, 02:45 AM   #9 (permalink)
Guest
 
Mesajlar: n/a
Atatürk ve ekonomi



ATATÜRK, savaş döneminde bile ekonominin önemli olduğunu vurgulayarak, ekonominin durmaması gerektiğine değiniyor ve ‘‘ekonomi varsa insan vardır, devlete de gelir vardır’’ diyordu.

Yabancı sermayeyi, ekonomi politikamıza uygun olduğu sürece desteklemenin gerektiğini belirten Atatürk, yabancı işadamlarının işyerlerinin kapatılıp, ticaretlerine son verilmesine de karşı çıkıyor, bunun yerine, hem devlete gelir sağlamak hem de ekonominin sürekliliği için, gümrük resmini üç katına çıkarmanın daha anlamlı olacağını belirtiyordu.

Atatürk'ün 17 Şubat 1923'te, İzmir'de İktisat Kongresi'nde ‘‘... ekonomiye, birinci derece önem vermek zorundayız. Kılıçla zafer kazananlar, sapanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve sonuçta yerlerine onlara vermeye mecburdur. Ekonomi her şey demektir... İnsan varlığı için ne gerekliyse, onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir...’’ sözleriyle ekonominin önemini net olarak ortaya koyduğunu fark ediyoruz.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-23-2005, 02:47 AM   #10 (permalink)
Guest
 
Mesajlar: n/a
Atatürk'ün ödediği vergi


PARA ve mala karşı ciddi bir eğilimi olmayan Atatürk'ün; Cumhurbaşkanlığı maaşı, ödeneği ve emekli aylığından başka geliri yoktu.

Cumhurbaşkanlığı aylığı ve ödeneği, 1927'ye kadar 5.000 lirası aylığı olmak üzere 7.000 liraydı. 1927'de bunlara, genel bir yasa ile ‘‘pahalılık zammı’’ adı ile 2.480 lira eklenir.

1927 ve 1928'de, bu gelirinden toplam 453 lira, 1929 ve 1930'da 724 lira, 1931'de de 1293 lira vergi kesilir. Kendisine net ödenen 13.186 liradır.

1932 yılında çıkan bir yasa ile yüksek maaş ve ücretlere ağır vergi konulur. Buna göre, Atatürk'ün maaş ve ödeneğinden kesilen vergi 5.401 liraya çıkar ve ayda net 9.078 lira almaya başlar.

Özetle, Atatürk o dönemde, eline geçen net aylığın yüzde 60'ı oranında vergi ödüyormuş...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may değil post new threads
You may değil post replies
You may değil post attachments
You may değil edit your posts

vB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kemal ile hasan **zerd@** Gülmece 3 12-16-2006 11:01 PM
Mustafa&Shakira düeti yeniden... **zerd@** Müzik Magazin 1 08-29-2006 09:28 PM
Mustafa abi mstq Gülmece 1 10-08-2005 07:50 PM


Şu Anki Saat: 04:43 AM


Telif Hakları vBulletin v3.6.8 © 2000-2015, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Aşk Şiirleri | Güzel Sözler | Lazer Epilasyon | Gazeteler | Yeni yıl mesajları | Aşk Şiirleri | Seo | Çörek Otu Yağı

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.2.0 © 2008, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66